Herkesin hayali: Köye yerleşmek isteyenler için bir rehber!

Pide Presupuesto

Número incorrecto. Por favor, compruebe el código del país, prefijo y número de teléfono.
Al hacer clic en 'Enviar' confirmo que he leído los Política de protección de datos y acepto que mi información anterior será procesada para responder a mi solicitud.
Nota: Puedes cancelar tu consentimiento enviando un email a privacy@homify.com con efecto futuro

Herkesin hayali: Köye yerleşmek isteyenler için bir rehber!

Homify TR Homify TR
Jardines de estilo clásico de Antik-Stein Clásico
Loading admin actions …

Bundan yirmi yıl önce birisi çıkıp günün birinde köye dönüşün trend olacağını, henüz otuz yaşına dahi gelmemiş insanların bir köy evi sahibi olup toprakla uğraşma hayali kuracağını söyleseydi, muhtemelen hepimiz katıla katıla gülerdik. Ama olmaz dediğimiz pek çok şey gibi bu da oldu. Teknolojinin hayatlarımıza gereğinden bir hayli fazla dahil olmasından mıdır yoksa şehir hayatını giderek daha çekilmez hale getiren kalabalık, gürültü, trafik ve hayat şartlarından mıdır bilinmez, köye dönüş bugünlerde hemen herkesin ortak hayali. Belki de bunu köye kaçış olarak ifade etmek daha doğru olur. Çünkü aslında köye yerleşmek isteyenler pek az bir kısmını köy kökenli insanlar oluşturuyor. Sonuç olarak çalışan genç nüfus içinde giderek yaygınlaşan ve artık belli düzeyde bir gerçekliğe dönüşmeye başlayan bir trend bu. Siz de köy aşkıyla yanıp tutuşanlardansanız, bu rehber tam size göre demektir!

Orta yolu bulmak

Son olarak köyle ilgili en büyük yanılgılardan birine değinelim. Köye göçen herkesin tarım yapması gerekmez. Zaten tarım yapmak da çocuk oyuncağı değildir. Hele ki tarımdan geçiminizi sağlamak, maaşlı çalışmaya ve kent hayatına alışmış, toprağı hiç tanımamış insanlar için çok zordur ve dahası yıpratıcıdır. Bununla birlikte köye kadar gitmişken biraz toprağa bulaşmayı, öğrenmeyi ve belki de ileride topraktan geçinmek için adım atmayı da unutmayın. Zaman size doğru yolu gösterecek, su akıp yatağını bulacaktır. Hâlâ köye dönmek istiyorsanız bol şanslar ve yolunuz açık olsun!

(Bu şahane evin bahçesine bayıldınız değil mi? O halde bunun gibi hayran bırakan Akdeniz tarzı bahçe örneklerini görmek için tıklayın!) 

Köye giderken şehri sırtınızda götürmeyin

Şehirden kaçıp köye göçenlerin en sık yaptıkları hatalardan biri, hiçbir zihniyet değişimine gerek duymadan şehirli halleriyle köyde yaşayabileceklerini sanmalarıdır. Bunun bir tezahürü de şehir standartlarıyla köyü değerlendirmeye çalışmaktır. Gittiğiniz yere uyum sağlamanın en kolay yolu, oranın standartlarını benimsemek ve oranın yaşam tarzını öğrenmektir. Şehirdeki hayatınızı köyde yaşamaya çalışmanın yararı olmadığı gibi birçok da zararı vardır, özellikle de kendiniz için.

Ev mi alsak?

Şehir hayatının çilesini çektiğiniz yıllar boyunca bir miktar para biriktirmiş olabilirsiniz. Bu miktar İstanbul gibi bir şehirde önemsiz bir meblağ olsa bile, taşrada bir köyden ev almanıza yetebilir. Ancak İstanbul şartlarına göre çok ucuz olan bir ev bulup hemen almak aslında hiç de iyi bir fikir değildir. Öncelikle kiralık bir evde, ya da mümkünse bir aile bireyi ya da tanıdığınızın evinde bir süre geçirmeye, taşra hayatına uyum sağlamaya çalışın. İlk senenin sonunda geri dönenlerin sayısı hiç de az değil, bunu unutmayın. Gerçekten kararlı olduğunuzu görürseniz ve yaşam kalitenizin arttığına kanaat getirirseniz, o zaman ev almayı düşünebilirsiniz

Aklınız Ege’de mi kaldı?

Muğla’nın çeşitli ilçeleri, İzmir’in belli başlı birkaç bölgesi ve Ayvalık gibi birkaç sayılı ilçe, şehirden kaçanların genellikle ilk tercihleri oluyor. Oysa koca ülkemiz bunlardan ibaret değil. Örneğin Mersin gidenlerin hayran kaldığı, hem şehir hem de köy yaşantısı adına pek çok şey vaat eden bir şehirdir. Kesin karar vermeden önce olabildiğince çok yer gezmeye, bağlantılar kurmaya çalışın. Tanıdığınız hiç kimsenin olmadığı bir yere gitmeniz hemen hemen imkansızdır, özellikle de bir köye yerleşmeyi düşünüyorsanız. Bu yüzden yerel bağlantılar edinmek hayati önemdedir. (Örnek resimdeki bu rustik ev, Mersin'in yaylalarından birinde konumlanıyor ve doğayla iç içe bir yaşam isteyenler için harika bir örnek!)

Nerede yaşamalı?

Köye kaçış hayali kuran pek çok insanın aklında iyi kötü bir lokasyon vardır. Öncelikle bu yer tercihlerinin genellikle yanlış olduğunu belirtelim. Zira bu tercihler bir yerlerde duyduğunuz, okuduğunuz ya da kulaktan dolma bildiğiniz verilere dayanır. Bir yerle ilgili böyle veriler varsa, bilin ki orası çok geçmeden kendi başına bir kalabalığa dönüşecektir. Bunun en somut örneği İzmir. O kadar çok övüldü ki İstanbul’dan göç almaya başladı ve pek çok yönden artık İstanbul’a benziyor maalesef. En iyisi bütün bildiklerinizi unutun ve önünüze bir harita alarak işe başlayın!

Ne yesek, ne içsek?

Şehirden kopmak isteyen herkesin aklına düşen ilk soru bu oluyor elbette: Nasıl geçineceğiz? Son derece geçerli bir soru ve bir o kadar önemli bir konu. Ancak baştan belirtelim, korkacak bir şey yok. Her şeyden önce şehir hayatında alıştığınız rakamlarla ve verilerle düşünmeyi bir kenara bırakın. Taşrada, hele ki bir kasaba ya da köyde, İstanbul’daki bütçenizin yarısıyla, hatta daha azıyla standartlarınızı koruyan bir yaşam sürdürebilirsiniz. Konut, gıda, yeme-içme ve ulaşım masraflarının daha düşük olması bir yana, bir çok masraf kalemi tümden ortadan kalkacaktır. Bu yüzden sürdürülebilir herhangi bir freelance iş bulmaya bakın. Kendi işinizi uzaktan yapmaya devam edebiliyorsanız zaten çok şanslısınız demektir. Bu şansınız yoksa bile, freelance iş imkânları gün geçtikçe gelişiyor ve farklı sektörlere yayılıyor. Ararsanız bulacaksanız, merak etmeyin.

Vivienda Unifamiliar en Tomiño, Pontevedra (Spain) Casas de estilo rústico de HUGA ARQUITECTOS Rústico

¿Necesitas ayuda con tu proyecto?
¡Contáctanos!

¡Encuentra inspiración para tu hogar!